• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Tavsiye / Teşekkürler
Site Haritası

BOŞANMA ORANLARININ ARTIŞ NEDENLERİ

BOŞANMA ORANLARININ ARTIŞ NEDENLERİBoşanma Aile Terapisi

                Boşanma, çift arasındaki evlilik bağının çözülmesi ve ailenin dağılmasıdır. Boşanmada ailede kriz durumu hakimdir.  Bir ailenin başına gelebilecek en üzücü yaşantısal tecrübelerden biridir. Boşanma hem çocuklar hem de ebeveynler için büyük değişiklik ve belirsizliğin hakim olduğu acı verici bir süreçtir. Ancak her zaman, zamanla boşanma krizi zorda olsa atlatılır ve aile bireyleri yavaş yavaş toparlanır.

                Her evliliğin başarı ile sürüp gitmesi mümkün değildir. Bazı çiftler bir noktadan sonra boşanma gerçeği ile yüzleşmek zorunda kalır. Evlenmek için iki kişinin ortak kararı gerekliyken boşanmada eşlerden biri istemese de diğeri tek taraflı olarak boşanma kararı verebiliyor. Ülkemizde boşanmadaki artış diğer batılı ülkelere göre daha az olmakla birlikte eskiye oranla boşanma oranlarında atış devam ediyor.

                İnsan canlısının yakınlık, sevgi ve diğer insanlarla ödüllendirici ilişki yaşamak için güçlü ihtiyaçları ve motivasyonları vardır. Öyleyse evlilklerde eşler neden bu kadar kavga ediyorlar? Belkide Yakın ilişkiler başlatmak ve geliştirmek istiyoruz ama bunu nasıl yapacağımızı bilemiyoruz. Eş seçiminde ve yakın ilişkilerimizde neyi yanlış yapıyoruz? Boşanma oranları giderek artıyor? Boşananların % 60 - %  80 ni yeniden evleniyor.  Bu oranlar insan canlısının eş özlemi içinde olduğunu gösteriyor. İnsanlar bir ilişki  ihtiyacı içinde olduğu halde isteklerle gerçekler arasında neden bu kadar fark var? Boşanma oranlarındaki artışa rağmen iyi bir ilişkiye duyulan istek çok güçlü bir şekilde yerinde duruyor.

                Günümüzde Almanya, Amerika gibi ülkelerde boşanma oranı % 50 civarındadır 19. Yüzyılda bu ülkelerdeki boşanma oranı sadece % 5 civarındaydı. Türkiye batı ülkelerine göre hala boşanmanın en az olduğu ülkelerden biridir. Günümüzde Türkiye de boşanma oranı %22 civarındadır. Ancak son 10 yılda boşanma oranında % 38 lik bir artış yaşanması dikkate değerdir

                     BOŞANMALAR NEDEN ARTIYOR?

                Boşanma oranlarının artmasında ki en önemli sebeplerden biri hızla gelişen kültürel, ekonomik ve teknolojik değişimlerin insan ilişkilerinde yarattığı yozlaşma ve insanın insana ve insanın kendine yabancılaşamasıdır. Evlilikten beklentilerin artması, aile yapısınn değişmesi, ailenin toplumsal destek kaynaklarından mahrum kalması ve yalnızlaşması, tüketim kültürü, kadının çalışma hayatına katılması hızlı toplumsal gelişmelerin insan ilişkilerine ve evlilik kurumuna yansımalarından sadece bir kaç tanesidir. Bu yansımalardan ister istemez evlilik kurumu da nasibini almıştır.

              BOŞANMA ORANLARININ ARTIŞ NEDENLER

Evlilikte Beklentilerin Artması : Geçmiş dönemlerde savaş sonrası yaşanan yoksulluk insanları Sadece hayatta kalmak için mücadele etmeye yöneltmişti. Eskiden evlilikten beklenen, bacanın tütmesi ve çocukların yetiştirilmesiydi. Bu bağlamda çiftlerin her şeyden önce evliliği sürdürmesi gerekiyordu. Evlilikten mutluluk beklentisi en arka sıralarda görünüyordu. Günümüzde ise mutlu ve iyi bir hayat en önde gelmektedir. Sosyal medyanın da desteklemesi ile evlilikten beklentiler gerçek yaşama uymayan gerçek dışı beklentiler haline gelmeye başladı. Geçmiş nesillerdeki evliliklerde ait olma ve ailenin devamı yeterli bir beklentiyken günümüzde evlilik sonsuz bir mutluluk abidesi, çeşmelerinden her derde deva olan ballı sütlerin ve çilli altınların aktığı bir mağbet olarak görülüyor. Eş ise kişinin her türlü ihtiyacını karşılayacak bir kurtarıcı ve bir ilah olarak görülüyor. Bu gerçek dışı beklentiler hayal kırıklıklarına ve evlilik doyumunun düşmesine neden oluyor.

Evlilik Anlayışının Değişmesi: Günümüzde mutlu ve başarılı bir evlilik için her şeyden önce en önemli şeyin aşk olduğu anlayışı hakimdir. Geçmişte ise en çok önem verilen şey bağlılıktı. Günümüzde ise pek çok çift için bağlılık zayıflamaya başlamıştır. İdeal aşk arayışı bağlılığın önemini gölgede bırakmıştır. Evlilik ilişkisinin ideal aşk ve romantik beklentilere dayandırılması evliliğin temelinin çürük atılmasına neden oldu. Bu romantik belentiler gerçekleşmeyince çift negatif enerji sarmalına girer. Sarmal sevgiyi bitirir.  Bu çiftlerin ilişkisini ölüm değil, bağlılık, tamamlayıcılık ve uyumun olmaması sonucu mahkemede boşanma bitirir.

Ailenin Toplumsal Destekten Yoksun Kalması Ve Yalnızlaşması: Aile birimi aynı zamanda toplumsal ve ekonomik bir sistemdir ve toplumun en önemli çekirdeğidir. Sanayi devrimimnden sonra aileler toplumsal destekten yoksun kalmış yalnızlaşmıştır. Örneğin eskiden kadınlar bir kadınlar ordusu içinde yaşıyor diğelerinden destek alıyor ve ruhsal oalarak besleniyordu. Şimdi duygusal beslenme hepten evlilik kurumunu sırtında kaldı. Günümüz çekirdek ailerinde çalışma hayatı, çoçukların bakımı, eknomik sıkıntılar, sosyal izalasyon çift arasındaki gerginliği ve stresi arttırdı.

Bireyci Toplum Anlayışının Yaygınlaşması: Kişisel mutluluğun ailenin mutluluğu ve rafahının önüne geçmesini cazip hale getiren toplumsal kurallar; insanların kendini gerçekleştirme kişisel başarı, hırs, ve birey olma isteklerini merkezi konuma getirdi. Oysa uzun soluklu bir ilişki her zaman karşılıklı iyi niyet ve uzlaşı gerektirir. Kişisel başarıya odaklı bireyci bakış açısında ilişki için uzlaşı büyük bir kısıtlama ve taviz olarak görülmeye başlandı.

Hoşgörüsüzlük ve sabırsızlığın artması: Sanayileşmenin bir bedeli olarak insanın topluma; insanın insana yabancılaşması insanları sabırsız ve hoşgörüsüz bir hale getirdi. İnsanlar arasındaki bağlar zayıflamaya başladı. Mutlu bir evlilik için mücadele etmek uzun soluklu yorucu bir çabadır. Tek kullannımlık ürünlerin pompalandığı, at yenisini al felsefesinin benimsendiği günümüzde sorunlu bir ilişkiyi daha kolay bir şekilde atmayı doğurdu.

Boşanmanın Sosyal Olarak Kabul Edilmesi: Günümüzde ayrılmış çiftler ve çocukları sosyal yaşamın bir parçasıdır. Eskiden ise boşanmış çocuklu bir kadına düşmüş gözü ile bakılırdı.

Gerekçesiz Boşanma Kanunlarının Yürürlüğe Girmesi:Boşanmanın yasal olarak kolaylaşması evliliği tek taraflı olarak bitirebilme olanağını doğurdu.Tek taraflı boşanma imkanı evlilik için yapılan fedakarlıkların ve evliliğe olan bağlılığın azalamasına yol açtı.

 Kadının Çalışma Yaşamına Katılması: geçmişte kadınlar maddi açıdan erkeklere daha fazla bağımlıydı. Bunun anlamı boşanmanın bedelinin ağır olması ve hayat standardının kaybıydı. Günümüzde ise bu maddi bağımlılık giderek azalmıştır.

 Aile Yapısısının Değişmesi :Üretim şekilerinin değişmesine koşut olarak aile yapılarıda değişti. Tarıma dayalı ekonomilerdeki ataerkil aile yapısı daha eşitlikçi ilişkilerin benimsendiği çekirdek aile yapılarına evrildi. Ancak günümüz çekirdek ailesi ne eski ataerkil aile nede çekridek ailedir. İkisi arasında sıkışıp kalmış geçiş ailesidir. Geçiş aile bir kadının doğum sancıları gibi habire sancı çekmektedir. Bu geçiş sürecinin getirdiği baskı evlilik üstündeki yükü attırdı. Üstelik bu da yetmiyormuş gibi çift geniş ailenin desteğinden de mahrum kaldı. Bütün bu baskı ve güçlüklerin getirdiği sorunlar evlilik ilişkisine maloldu. Günümüzde boşanma oranlarındaki artışın diğer önemli nedenlerinden biri boşanma kararını verirken fayda bedel analizi yapmadan tek taraflı düşünme ve karar verme tuzağıdır.

         BOŞANMADA FAYDA / BEDEL ANALİZİ YAPILMAMASI

                Boşanma kararı verirken, iyi bir fayda/bedel analizi yapmalısınız. Boşanma kararını boşanmanın faydaları bedellerinden ağır basıyorsa vermeniz gerekir. Boşanma bir tarafı ile duygusal bir karar olduğundan duygusal tuzağa düşmemeye dikkat etmelisiniz. Bir karara varmadan önce evliliğiniz hakkında başta hissettiğiniz iyi şeylerin şimdi neden değiştiğini düşünmeniz gerekir. Boşanma kararı diğer konulardaki kararlara göre duygularınızdan çok daha fazla etkilenir. Bunun nedeni kararınızın olumsuz yönlerini göremeyecek kadar duygularınızın etkisinde kapılmış olmanızdır. İnsanlar tek taraflı boşanma kararı verirken kendilerine aşırı odaklanma eğilimindedir. Oysa  mutluluk, huzur ve refahın başkaları ile etkileşimlerimize bağlı olduğunu unutmamamız gerekir.

     

                İnsanlar genellikle  boşandıktan sonra beklentilerinin gerçekleşmediğini görürler. Aaraştırmaların sonuçlarına göre boşanmış bireylerin evli olanlara göre depresyon gibi ruhsal hastalıklara daha yatkın ve öz saygılarının daha düşük,  daha mutsuz ve ekonomik olarak daha çok yoksullaştıklarını göstermektedir. İnsanlar boşandıktan sonra kendilerini daha iyi hissetmezler ve çoğu zaman evliyken olduğundan daha iyi bir durumda olamazlar. Tek taraflı boşanmaya niyetlenen eşin elde edeceği faydalar karşı tarafın ve çocukların ödeyeceği bedellerden daha azdır.

                Boşanmanın maddi ve manevi bedelleri vardır. Yeni bir ilişki geliştirmek; yeni bir eve taşınmak için bazı maddi düzenlemeler yapmak ve çocukların bakımı için yeni düzenlemeler yapmak gibi bir sürü zorlu görevle karşı karşıya kalırsınız. Artık her iki eşte ayrı ayrı evlerde yaşayacağı için harcanacak para miktarı artar. Bütün bunlara parelel olarak eşlerin duygusal sorunlarının artması yetmiyormş gibi boşanmadan sonra eşlerin gelirleri düşer. Bunların yanı sıra araştırmalar ikinci ve üçüncü evliliklerde boşanma oranlarının daha yüksek olduğunu gösteriyor.

                Düşünmeniz gereken diğer önemli bir konu da boşanmanın çocuklar üzerindeki etkisidir. Boşanma genellikle çocuklar üzerinde olumsuz etki yapar. Araştırmalara göre boşanmış ailelerin çocukları eğitim, davranış, sosyal uyum, benlik saygısı ve toplumsal yeterlilik gibi pek çok alanda daha başarısızdır. Boşamna sadece aile bireylerinin yaşam sıtandartlarının düşmesiyle kalmaz. Çocuklarınızla olan ilişkiniz de bozulur. Çocuklara dönüşümlü olarak bakacağınız için çocuklarınızı daha az görmekle karşı karşıya kalırsınız. Boşanan hiç bir ebeveyn çocuklarıyla iletişimden yoksun kalmanın mutsuzluğunu inkar edemez.

                Görüldüğü gibi boşanma sadece karı koca arasındaki evlilik rollerinin bitmesi değil, tüm aile bireylerini toplumu etkileyen ve etkileri uzun süre devam eden psikososyal sonuçları olan durumdur. Bu nedenle boşanma kararı vermeden önce elden gelen her şey yapılmalı boşanma son çare olmalıdır. Boşanma kararı verirken uzun vadeli düşünülmeli tepkisel davranışlardan kaçınılmalı iyi bir fayda bedel analizi yapılmalıdır.

Shu.Güldane Kavgacı
Aile Ve Evlilik Terapisti&Cinsel Terapisti