,
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Tavsiye / Teşekkürler
Site Haritası

CİNSEL YAŞAM EVLİLİK İLİŞKİSİNİ NASIL ETKİLER?

CİNSEL YAŞAM EVLİLİK İLİŞKİSİNİ NASIL ETKİLER? Cinsel Yaşam Evlililik İşişkisi

   İyi bir evlilikte, iyi bir cinsellik iki kişiyi bir arada tutan çok güçlü bir yapıştırıcıdır. Araştırmalar genelde iyi bir evlilikte iyi bir cinsel yaşamın yan yana gittiğini gösteriyor. Cinsel yaşamları iyi olan evliliklerde çiftler biribirlerine yakınlık ve bağlılık duyar. Düzenli ve sağlıklı cinsel yaşam evlilik ilişkisinin en temel taşlarından biri olan temas, yakınlık ve bağlanma ihtiyacını karşılamaya hizmet eder.

   Cinsel mutluluk,  çiftlerin yakın ilişki kurma ve sürdürebilmeleri açısından en önemli etkenlerden biridir. Mutlu cinsel yaşam çiftlerin sevgi,  bakım,  korunma,  yakınlık kurma ve benliğinin onaylanması gibi temel insani ihtiyaçların karşılanmasına hizmet eder. Bu nedenle çiftler cinsel yaşamlarına sahip çıkmalı, birbirlerinin duygularına duyarlı olmalı cinsel sorunları varsa çift olarak çözmeye çalışmalıdırlar.

   Cinsel yaşam çift arasında en önemli iletişim hatlarından biri olarak kabul edilir. Bu anlamda uyumlu bir cinsel yaşamın, çiftn günlük aktüeldeki evlilik ilişkilerindeki ilişki sisteminin iyileşmesine hizmet edeceği düşünülür. Çiftlerin uyumlu ve düzenli bir cinsel yaşamları varsa ilişkide birbirlerinin benliğini kendiliğinden onaylamış oluyorlar. Böylece evlilik ilişkilerinde pek çok çifttin başına bela olan kimlik ve kişilik korunumu (Güç mücadelesi) sorunlarını kendiliğinden çözmüş oluyorlar.

   Aynı şekilde cinsel yaşantıları iyi olan çiftler karşılaştıkları evlilik krizlerini atlatmada daha başarılı oluyorlar. Bu çiftler birbirlerine karşı tepkisel değil uyumsal davranıyorlar. Evlilik sorunlarına birbirlerinin suçlayarak değil sorumluluk alarak uzlaşmacı yaklaşıyorlar. Sağlıklı cinsellik,  mutluluk hormanlarının ve bağlanma hormonlarının salınımını artırarak çiftin yakın ve mutlu hissetmesine hizmet eder. Çifti canlandırır ve kaygıyı azaltır. Böylece birbirlerine daha hoşgörülü davranmalarını sağlar. Olaylara ve baş gösteren evlilik anlaşmazlıklarına kaygı ile değil  sağduyu ile yaklaşmalarına yardımcı olur. Bu da pek çok ilişkide sorun olan güç ve posizyon alma savaşlarına son verir.

   Cinsel sorunlar ve cinsel uyumsuzluk yaşayan çiftlerde kaygı arttığı için çift birbirlerine ve ilişki sistemindeki evlilik sorunlarına kaygı ile yaklaşırlar. Kaygı sorun çözme çabalarını paralize eder. Evlilik ilişkisine soğuk bir iklim hakim olur. Böyle durumlarda evin içi soğuk ve rütubetlidir. Ufak tefek sorunlar gözlerinde büyümeye başlar. Birbirlerine karşı tölöransları azalır. Birbirleirni suçlayabilirler. Bazen kendilerinin de bir anlam veremedikleri bir şekilde ufak şeylerden tartışmaya başlarlar. Bu tartışmaların altında çözüme kavuşmamış cinsel sorunlar yatıyor olabilir.

   Çiftler, cinsel sorunlar yaşadıklarında kafaları karışabiliyor. Çoğu zaman cinsel problem için birbirlerini suçlayabiliyorlar. Hatta yaşanan cinsel problami birbirlerine olan sevgi eksiliğine bağlamaya kadar vardırabiliyorlar. Hatta birbirlerinin mahrem sınırlarını ihlal etmeye başlayabiliyorlar. Evliliklerde çift rasında yaşanan cinsel sorunlar huzursuzluk ve tartışmalara neden olabiliyor. Çift arasında olumsuz cinsel etkileşim örüntüleri oluşturup çifttin bu olumsuz döngüye sıkışıp kalmalarına neden olabiliyor. Örseleyiçi cinsel etkileşim örüntüleri sabitleştikten sonra çift arasında paylaşım, rahatlama ve haz alanı olan cinsel yaşam yıkıcı bir gerginlik haline dönüşebiliyor. Cinsel yaşamdaki bu gerginlik çiftin evlilik ilişkisine sıçrayıp  çiftin ilişki sistemine zarar vererek evlilik ilşkisini tehdit eder hale gelebiliyor.

   Örnek verecek olursak, eşlerden birinde görülen cinsel isteksizlik evlilik ilişkisinin genel iklimine aniden yansır. Reddedilen eş,  genellikle sevilmediğini,  cinsel olarak çekiçi bulunmadığını ve arzulanmadığını hisseder. Bunun da ötesine geçerek ilişkide onaylanmadığını hissederek kıyasıya kimlik koruma ve onaylanma mücadelesine girebilir. Bu döngüden öteki eş hemen etkilenir. Acıdan kaçınmak için o da kendini korumaya alır. Dolayısı ile çiftin oluşturdukları ilişki sisteminde istemedikleri döngüsel bir uzaklık başlar. Sonuç olarak bu duygusal uzaklık çift arasındaki karşılıklı çekim ve spontanlığı olumsuz yönde etkiler.

   Çoğu zaman çiftler cinsel problemler yaşadıklarında bunu konuşamazlar. Konuşurlarsa birbirleirini kırıp dökmekten ve kaybetmekten korkarlar.  Ya da bunu nasıl konuşacaklarını bilemezler. Ya da kendilerini incinmekten, reddedilmekten korumak için konuşamazler. Bu durumda olan ciftlerde cinsel problem, aralarında bir duvar bir mesafe yaratır. Çift arasındaki ulaşılmazlık yanıtsızlık uzun süre devam ettiğinde çift arasında kopukluğa neden olarak evlilik bağına zarar verebilir.

   Bazı durumlarda eşlerden biri çoğu zamanda her ikisi kendi cinsel problemlemini farketmez. Bazen de kabul edemez. Çok ilginç bir şekilde eşini suçlar. Suçlama ise cift ilişkisini zehirleyen en önemli değişkenlerden biridir. Suçlamada kazanan yoktur . Suçlama ve eleştiride herkez kaybeder. Suçlamak yerine her bir eş farkındalık geliştirmeli; çözüm için sorumluluk almalı cinsel problemin çözümü için gerekirse bir cinsel terapist desteğine başvurma konusunda cift olarak ortak adım atmalılar.

   Kronik hale gelmiş şiddetli cinsel sorunlar boşanmaya ve aldatmaya zemin hazırlayabilir. Cinsel yaşamda olan mutsuzluk ve huzursuzluk eşlerin ilişkilerinin bütününü sağlıklı bir şekilde görüp değerlendirmelerini engeleleyebilir. İlişkilerinde birlikte inşa ettikleri çok değerli şeyler küllerin altında kalıp değersizleşebilir. Cinsel mutsuzluk, çiftin birbirlerine ve ilişkilerine olumsuz bir yaklaşımla bakmalarına neden olarak birbirlerine karşı kızgınlık, kırgınlık, hayal kırıklığı, hatta öfke yaşamalarına neden olabilir. Bu gibi olumsuz duygular çiftin ilişkileri ile ilgili duygularını çarpıtabilir.

   Evliliklerde yaşanan cinsel işlev sorunları çift arasındaki bağlantıyı azaltabilir.  Eşler arasındaki duygusal bağlantının azalması eşlerin ilişkide kendini güvende hissetmemesine ve giderek cinsel isteğin azalmasına ve daha fazla kırgınlığa ve duygusal temasın zayıflamasına yol açabilir. Öte yandan evlilik ilişkisinde çiftlerin birbirlerine kırıcı incitici davranıyor olmaları da aynı şekilde cinsel yaşamlarını olumsuz bir şekilde etkiler. Çatışma, huzursuzluk ve gerginliğin olduğu bir ortamda cinsellik yeşeremez.

   Çiftlerin cinsel yaşantıları ile evlilik ilşkisi birbirleri ile doğru orantılı gibi görünmektedir. Çiftin yatak yaşantısı çiftin evlilik ilşkisini doğrudan etkiler. Özetle çift arasındaki cinsel sistem ne kadar iyi işliyorsa çift arasındaki duygusal bağ da o kadar güçlüdür. Eşinizin size yakın olmasını ve iyi işleyen bir evlilik ilişkisine sahip olmak istiyorsanız cinsellik kunusunda aranızda iletişim kurulmalı, eşinize tam olarak ne istediğinizi söylemeli; cinsel yaşantınızı düzenli içten ve tutkulu hale getirmek için bir çift olarak birlikte çabalamalısınız.

Shu. Güldane Kavgacı
Aile ve Çift Terapisti&Cinsel Terapist